work στα Τουρκικά

προφορά
f. çalışmak, çabalamak, iş yapmak, işlemek, işletmek; işe yaramak; başarılı olmak; etkili olmak; meşgul olmak; seğirmek; oynamak; mayalanmak; oynatmak; koparmak (para); sızdırmak (para)
i. iş, meşguliyet, çalışma, işyeri, görev; yapıt, eser, emek; işleme

παράδειγμα ποινές

John was working on a dairy farm.
John bir mandıra çiftliğinde çalışıyordu.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The puzzle is easy to work.
Bilmeceyi çözmek kolay.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The puzzle is not hard to work.
Bilmeceyi çözmek güç değil.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Things that use electricity to work are called electric.
Elektrikle çalışan şeylere elektrikli denir.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
If you work or play too hard you will become fatigued.
Çok oynar ya da çalışırsan yorulursun.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
If you work or play too hard you will become very tired and weary.
Çok oynar ya da çalışırsan yorgun ve bitkin düşersin.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
His fellow workers at the office invited him to drink something after work.
İş arkadaşları işten sonra bir şeyler içmeye davet ettiler.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
How does the machine work?
Makine nasıl çalışıyor?
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
They work for a chemical company.
Bir kimya şirketi için çalışıyorlar.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The hope, the struggle and the hard work towards a goal / success is part of the rewards. Achieving goal itself is not the whole reward. Best wishes!
Bir amaç / başarı için umutlar, verilen mücadele ve emekler ödülün bir parçasıdır. Sadece amaç ya da başarı bütün ödül sayılmaz. İyi dileklerimle!
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!




dictionary extension
© dictionarist.com