traffic στα Τουρκικά

προφορά
f. değiş tokuş etmek, karanlık işler yapmak, iş yapmak, yolculuk etmek
i. trafik, gidiş geliş, alışveriş

παράδειγμα ποινές

On fridays traffic is even worse.
Cuma günleri trafik daha da beter oluyor.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The policewoman directed traffic.
Kadın polis trafiği yönetti.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The traffic light changed to red.
Trafik ışığı kırmızıya döndü.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
I've never had a traffic accident.
Hiç trafik kazası geçirmedim.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
I was late because of heavy traffic.
Yoğun trafikten dolayı geç kaldım.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Nicholas was held up in a traffic jam.
Nicholas bir trafik sıkışıklığında geciktirildi.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Traffic lights work all the time.
Trafik ışıkları her zaman çalışır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
We should obey the traffic rules.
Trafik kurallarına uymalıyız.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
You should obey all traffic laws.
Tüm trafik yasalarına uymalısınız.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
A traffic accident happened there.
Orada bir trafik kazası oldu.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!

Συνώνυμα

1. transit: transportation, travel, movement, influx, passage
2. trade: commerce, business, transactions, exchange



dictionary extension
© dictionarist.com