tail στα Τουρκικά

προφορά
f. kuyruk takmak, kuyrul yapmak, peşine takılmak, gütmek, sapını ayıklamak, azalmak, izlemek, kuyruğu ile tutmak
i. kuyruk, kıç, uç, peşine takılan kimse, şartlı tasarruf (miras), sınırlı sahiplik (miras)
s. arka

παράδειγμα ποινές

The fox has pointed ears and a bushy tail.
Tilkinin sivri kulakları ve tüylü bir kuyruğu vardır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The elephant with the long tail ate the bananas.
Uzun kuyruklu fil muzları yedi.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The boy caught the cat by the tail.
Çocuk kediyi kuyruğundan yakaladı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The boy caught the dog by the tail.
Çocuk köpeği kuyruğundan yakaladı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
This kind of cat doesn't have a tail.
Bu tür kedinin kuyruğu yoktur.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Rabbits have long ears and short tails.
Tavşanların uzun kulakları ve kısa kuyrukları vardır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
A rabbit has long ears and a short tail.
Bir tavşanın uzun kulakları ve kısa bir kuyruğu var.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Old boy Simply tie your tail...around the monster's neck and drag it out
Yaşlı delikanlı. Sadece kravatını şu canavarın boynuna bağla ve ağzından laf al.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The dog ate the fish bones tail and all.
Köpek balığı kemikleri kuyruğu ve hepsini yedi.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The boy was holding a mouse by the tail.
Çocuk bir fareyi kuyruğundan tutuyordu.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!

Συνώνυμα

reverse: back, behind, rear, hind



dictionary extension
© dictionarist.com