spell στα Τουρκικά

προφορά
f. hecelemek, imlâsını yazmak, diye okunmak, anlamına gelmek, nöbetini devretmek, yerine çalışmak, büyülemek, etkilemek
i. büyü, afsun, sihir, tılsım, büyüleme, büyülenme, alımlılık, çekıcilik, sıra, nöbet, vardiya, çalışma sırası, kısa süre, kısa mesafe, dönem, kriz (öksürük vb.)

παράδειγμα ποινές

She made a lot of spelling mistakes.
Bir sürü yazım hataları yaptı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Correct my spelling if it's wrong.
Eğer hatalıysa yazımı düzelt.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Could you spell your name please?
Adınızı heceler misiniz lütfen?
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
How do you spell your family name?
Aile adınızı nasıl hecelersiniz?
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
He taught me how to spell the word.
Kelimeyi nasıl heceleyeceğimi öğretti.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
I don't know how to spell the word.
Kelimeyi nasıl heceleyeceğimi bilmiyorum.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
I get dizzy spells when I stand up.
Ayağa kalktığımda başım döner.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Please tell me how to spell your name.
Adınızı nasıl heceleyeceğimi lütfen bana söyleyin.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
I can't remember how to spell her name.
Onu adının nasıl hecelendiğini hatırlamıyorum.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Will you tell me how to spell the word?
Kelimeyi nasıl heceleyeceğimi bana söyler misin?
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!

Συνώνυμα

1. shift: time, stint, bout, hitch, tour, turn, trick
2. charm: incantation, hex, conjuration, amulet, talisman
3. period: term, interval, interlude
4. indicate: connote, signify



dictionary extension
© dictionarist.com