specific στα Τουρκικά

προφορά
i. özel ilaç, özel amaçlı ilaç
s. spesifik, özel, belli, belirli, kendine özgü, özellikli, özgül, kesin

παράδειγμα ποινές

Genes consist of a specific sequence of DNA.
Genler DNA'nın belirli bir sıralanmasından oluşur.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The Board for the Evaluation of Safeguard Measures for Imports has decided to apply quantitative restriction (quota) for specific textile and apparel products originating in People's Republic of China.
İthalatta Gözetim ve Korunma Önlemlerini Değerlendirme Kurulu, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli bazı tekstil ve hazır giyim ürünlerinde miktar kısıtlaması (kota) uygulanmasına karar vermiştir.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
It does not pay a prophet to be too specific.
L. Sprague de Camp
Çok açık olmak bir peygamberin yararına olmaz.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Tom won't stay. He only handles specific areas of the business.
Tom kalmayacak. İşin sadece belirli alanlarıyla ilgilenir.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
If they combine this with the virus they stole, they will be able to genetically tailor a biological weapon for specific targets.
Eğer bunu çaldıkları virüs ile kombine ederlerse, genetik olarak özel hedefler için bir biyolojik silah yapabilecekler.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
so I can give you some very specific delivery instructions.
...teslimle ilgili özel bilgiler verecek olmam.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Academics emphasize the importance of legal translation training as a specific area requiring specialized and finely-tuned training.
Dördüncü bölümde ise elde edilen veriler temel alınarak, Japon diline aktarılan Türk edebiyatının Japon çoğuldizgesi içindeki konumu üzerinde bir değerlendirme yapılmaktadır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
I'll try to be more specific.
Daha açık olmaya çalışayım.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
All application data exclusive to a specific user and not to be shared with other users of the computer must be stored in UsersAppData.
Belirli bir kullanıcıya özel olan ve bilgisayarın diğer kullanıcılarıyla paylaşılmayacak olan tüm uygulama bilgisi UsersAppData saklanmalıdır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Every one of these flowers has a specific relationship with the insect that pollinates it.
Bu çiçeklerden her birinin onu tozlaştıran böcekle özel bir ilişkisi vardır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!

Συνώνυμα

particular: definite, certain, special, individual, especial



dictionary extension
© dictionarist.com