separate στα Τουρκικά

προφορά
f. ayırmak, bölmek, dağılmak, ayırt etmek, ayrıştırmak, kaymağını almak, ayrılmak, ayrı yaşamak, ayrışmak, kopmak, çıkmak
i. ayırma işareti
s. ayrı, müstakil, bireysel, ferdi, ayrık, tek başına olan

παράδειγμα ποινές

Can miles truly separate you from friends….? If you want to be with someone you love, aren’t you already there?
Mesafeler sizi arkadaşlarınızdan gerçekten ayırır mı? Sevdiğiniz birisinin yanında olmak istiyorsanız zaten orada değil misinizdir?
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The two towns are separated by a river.
iki kasaba bir nehirle ayrılır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
We'd like separate checks please.
Ayrı hesaplar istiyoruz lütfen.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
They were separated into two groups.
Onlar iki guruba ayrılmıştı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
We must separate politics from religion.
Siyaseti dinden ayırmalıyız.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Our teacher separated us into two groups.
Öğretmen bizi iki gruba ayırdı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
You can't separate language from culture.
Dili kültürden ayıramazsınız.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The mother separated the fighting children.
Anne dövüşen çocukları ayırdı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
A river separates the city into east and west.
Bir nehir şehri doğuya ve batıya ayırır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Then after we did our hitch, we both went our separate ways,
Askerliğimizi yaptıktan sonra, yollarımız ayrıldı...
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!




dictionary extension
© dictionarist.com