reduction στα Τουρκικά

προφορά
i. indirim, düşürme, azalma, düşüş, dönüştürme, haline getirme, ayırma, indirgeme, iskonto, ergime, boyun eğdirme, negatifi zayıflatma, küçültme, küçültülmüş resim, yerine oturtma [tıp.]

παράδειγμα ποινές

He advocated the reduction of taxes.
Vergilerin azaltılmasını savundu.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
It's not porn. It's a Web site about breast reduction surgery.
Porno değil. Göğüs küçültme ameliyatıyla ilgili bir internet sayfası.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Nothing. I-I just suggested that Chelsea's back pain might benefit from breast reduction surgery.
Hiçbir şey. Göğüs küçültme ameliyatının Chelsea'nin sırt ağrısına iyi gelebileceğini önerdim.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
It's not porn. It's a Web site
about breast reduction surgery.
Porno değil. Göğüs küçültme ameliyatıyla
ilgili bir internet sayfası.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
We cannot offer a further price reduction under the current circumstances.
Biz, mevcut koşullar altında daha fazla fiyat indirimi teklif edemeyiz.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
He advocated reduction of taxes.
O, vergilerin azaltılmasını savundu.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
There's been a reduction in personnel at our factory.
Fabrikamızdaki personelde bir azalma oldu.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
We protested against the reduction in wages.
Biz ücretlerin azaltılmasını protesto ettik.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
We would ask you to give us a price reduction of 5%.
Bize %5'lik bir fiyat indirimi vermenizi istiyoruz.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!




dictionary extension
© dictionarist.com