prop στα Τουρκικά

προφορά
f. desteklemek, destek koymak, dayamak, yaslamak
i. destek, dayanak, payanda, sahne malzemesi, sahne elbisesi, pervane (uçak), atın birdenbire durması, dayak

παράδειγμα ποινές

He propped his bike against the wall.
Bisikletini duvara yasladı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
He fetched a few cushions to prop up her head.
Onun başını desteklemek için birkaç yastık getirdi.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Acting is all about big hair and funny props... All the great actors knew it. Olivier knew it, Brando knew it.
Harold Ramis
Oyunculuk büyük saçlar ve komik sahne giysilerinden ibarettir... Tüm büyük aktörler bunu biliyordu. Olivier bunu biliyordu, Brando bunu biliyordu.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Where is Serdar? He is propping up the bar in the Pub Bronx.
Serdar nerede? Pub Bronx'a takılıyor.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Tom propped his bicycle against the wall.
Tom bisikletini duvara dayadı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!

Συνώνυμα

support: brace, strengthen, sustain, uphold, stay, buttress, bolster



dictionary extension
© dictionarist.com