manner στα Τουρκικά

προφορά
i. davranış, tutum, tavır, hareket tarzı, ton, tarz, eda

παράδειγμα ποινές

We are disgusted by his bad manners.
Onun kötü davranışlarından tiskindik.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
My mother is strict about manners.
Annem davranışlar hakkında katıdır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
I was offended by her crude manners.
Onun kaba davranışı tarafından rencide edildim.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
He is unconscious of his bad manners.
Kötü davranışlarının farkında değil.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
It is bad manners to point at people.
insanları parmakla göstermek kabalıktır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The accident happened in this manner.
Kaza bu şekilde oldu.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Didn't your parents teach you manners?
Ebeveynlerin sana adabımuaşeret öğretmedi mi?
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Dr. Jackson has a good bedside manner.
Dr Jackson'ın iyi bir başucu tarzı vardır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
I pardoned my friend for his poor manners.
Kötü davranışları için arkadaşımı affettim.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
His manners aren't those of a gentleman.
Onun tavırları bir beyefendinin tavırları değil.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!

Συνώνυμα

1. appearance: look, air, aspect, demeanour, mien, deportment, carriage
2. method: custom, fashion, mode, style, way, form, habit
3. class: type, kind, sort
4. character: nature, guise



dictionary extension
© dictionarist.com