individual στα Τουρκικά

προφορά
i. birey, fert, kişi, şahıs
s. başlıbaşına, özel, tek, kişisel, bireysel, şahsi, özgün, birbirinden ayrı

παράδειγμα ποινές

An individual has rights and responsibilities.
Bir bireyin hakları ve sorumlulukları vardır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
There were so many individual styles thirty or forty years ago.
Buddy Rich
Otuz yada kırk yıl önce çok sayıda bireysel stiller vardı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Let every man be respected as an individual and no man idolized.
Albert Einstein
Her insan bir birey olarak saygı görmeli ve hiç kimse putlaştırılmamalıdır..
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
This cathedral can't be designed for the glory of an individual.
Bu katedral bir kişinin onuru için yapılmış olamaz.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
One tallow stain, or even two, might come by chance; but when I see no less than five, I think that there can be little doubt that the individual must be brought into frequent contact with burning tallow-walks upstairs at night probably with his hat in one hand and a guttering candle in the other.
Bir mum yağı lekesi hatta iki tane bile, tesadüfen olabilir;fakat beşten daha az görmediğimde, sanırım bireyin muhtemelen bir elinde şapkası, diğerinde mum yukarı kata yanan mum yürüyüşleriyle sık sık temas kurmaları için getirilmeleri gerektiği konusunda biraz şüphe olabilir.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
I believe in trying to get a balance between individual freedom on the one hand and social responsibility on the other.
Chris Patten
Bir yanda sosyal sorumluluk ve diğer yanda da bireysel özgürlük arasında bir denge oluşturmaya çalışmaya inanıyorum.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
They're splendid archers. You'll find it much more interesting later on . The winning team will compete as individuals.
Onlar muhteşem okçulardır. Birazdan daha da hoşuna gidecek. ÇÜnkü kazanan takım bireyleri kendi aralarında yarışacak.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
You'll find it much more interesting later on. The winning team will compete as individuals.
Bunu daha sonra çok daha ilginç bulacaksın. Kazanan takım bireyler olarak mücadele edecek.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Once an individual space-time pathway had been used......it could not be reused. If we bring your mother back now......it will only be for one day....
Kişisel uzay-zamanlı geçiş yolu bir kez kullanılınca...tekrar kullanılamaz. Eğer anneni geri getirirsek şimdi...bu sadece bir gün için olacak.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
An individual step in character training is to put responsibility on the individual.
Robert Baden-Powell
Karakter eğitiminde bireysel adım, bireye sorumluluk vermektir.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!




dictionary extension
© dictionarist.com