defy στα Τουρκικά

προφορά
f. meydan okumak, karşılaşmaya davet etmek; karşı gelmek; küçümsemek; gücünü aşmak; kışkırtmak; alnını karışlamak

παράδειγμα ποινές

They defied the laws of the king.
Onlar kralın yasalarına meydan okudular.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
But there was a priest named st.Valentine who thought that this was unfair.He defied the emperor and helped young couples get married in secret.
Fakat bu kararın adil olmadığını düşünen Valentine isimli bir papaz vardı. İmparatora karşı geldi ve genç çiftlerin gizlilik içinde evlenmelerine yardım etti.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
We defy our foes, for our passion makes us strong!
Hırs bizi güçlü yaptığı için biz düşmanlarımıza meydan okuruz!
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
I defy you to make it public.
Onu açıklamak için sana meydan okuyorum.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!

Συνώνυμα

1. oppose: face, resist, withstand
2. dare: disobey, beard, brave, insult, mock, challenge, despise



dictionary extension
© dictionarist.com