business στα Τουρκικά

προφορά
i. faaliyet, iş, görev, alım satım, ticaret, ticarethane, firma, işyeri, konu, mesele

παράδειγμα ποινές

Nicholas had to go to Boston on business.
Nicholas iş için Boston'a gitmek zorunda kaldı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
He took over his father's business.
O babasının işini devraldı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
I've never done business with Nicholas.
Nicholas'la hiç iş yapmadım.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
We do business with that company.
Biz o firma ile iş yaparız.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
I must be away on urgent business.
Acil bir iş için çıkmalıyım.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
It's time to get down to business.
işe başlamanın zamanıdır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Tell him to mind his own business.
Ona kendi işine bakmasını söyle.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
Nicholas' business is doing very well.
Nicholas'ın işi çok iyi gidiyor.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
You better mind your own business.
Sen kendi işine baksan daha iyi olur.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
You should go about your business.
işinizi yapmalısınız.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!




dictionary extension
© dictionarist.com