assemble στα Τουρκικά

προφορά
f. birleştirmek, toplamak, monte etmek, parçaları birleştirmek, çevirmek (bilgisayar), toplanmak, toplantı yapmak

παράδειγμα ποινές

The mechanic assembled the engine.
Usta motoru topladı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
This bookcase is easy to assemble.
Bu kitaplığın montajı kolaydır.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The teacher assembled the students in the hall.
Öğretmen salonda öğrencileri topladı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The students assembled in the classroom.
Öğrenciler sınıfta toplandı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The leaders assembled in Paris for a meeting.
Liderler bir toplantı için Paris'te toplandılar.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
- Beloved grandmother of Max.. Mark, Louis, Angela.. Doris, Luke, and Eric Eric is a Jewish name. A large and loving family. We assemble that we may collectively mourn...for this good and righteous woman.
- Max.. Mark, Louis, Angela.. Doris, Luke, ve Eric'in sevgili büyükanneleri. Eric Musevi ismi. Geniş ve sevgi dolu bir aile. Bu iyi ve erdemli kadın için... birlikte yas tutabilmek için toplanıyoruz.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
You have more skeletons in your closet.. than this assembled party I cannot even mention them aloud.
Bu toplanmış gruptan daha çok sır saklıyorsun. Onlardan sesli olarak bile bahsedemiyorum.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
- Welcome aboard, everybody. Some of you may be wondering why this team has been assembled. Your host will give you the answer now, Mr. Weyland.
- Hepiniz hoşgeldiniz. Bazılarınız bu takımın neden bir araya geldiğini merak ediyor olabilir. Ev sahibiniz şimdi bunun cevabını verecek. Bay Weyland.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
After a while as if by magic the puzzle was assembled. A woman's face emerged. I fell in love, madly in love with her.
Bir süre sonra sanki sihirle, yapboz tamamlandı. Bir kadın yüzü ortaya çıktı. Ona aşık oldum, delicesine aşık oldum.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!
The police assembled a lot of evidence against him.
Polis onun aleyhinde birçok kanıt topladı.
προφορά προφορά Uitspraak Report Error!

Συνώνυμα

1. put together: fabricate, manufacture, erect, build, set up, construct, join
2. bring together: call together, congregate, rally, convene, gather, muster, summon



dictionary extension
© dictionarist.com